Deve Dikeninin Faydaları-Deve Dikeni Tohumu Faydaları ve Yararları Zararları

Deve Dikeninin Faydaları-Deve Dikeni Tohumu Faydaları ve Yararları Zararları

deve dikeninin faydaları

deve dikeninin faydaları

Deve dikeni ve bu bitkiden elde edilen deve dikeni tohumu, ülkemizin de dahil olduğu akdeniz coğrafyasında ve daha geniş tabirle orta kuşak boyunca yer alan bir çok ülkede ve coğrafyada yetişen bir bitkidir. Hatta denebilir ki anadolunun doğal bitki örtüsü olarak kabul edilen birkaç karakteristik bitkiden bir tanesidir. Yol kenarlarında doğal biçimde yetişebilen deve dikeni bitkisinin tohumunun şifavi bir takım özellikleri nedeniyle değişik hastalıklara karşı iyileştirici etkisi ve sağlığa bir takım faydaları ile bilinen bir bitkidir. Deve dikeninin faydaları günümüzde yapılan detaylı araştırmalar ile daha fazla ortaya çıkarken bu bitkinin ilaç biçiminde kullanımının tarih öncesi çağlara uzandığına ilişkin veriler vardır. Roma döneminde hekimlerin ilaç yapmada faydalandıkları bir kaç bitkiden birisi olan deve dikeni ve bu bitkiden elde edilen deve dikeni suyu, safra taşı düşürmek için, içindeki silmarin maddesi dolayısıyla siroz, hepatit gibi karaciğer hastalıklarına bitkisel çözüm üretmek amacıyla, bazı ilaçların zehirleyici etkilerini bertaraf edebilmek için, ve hatta kanseri önleyen bitkiler olması hasebiyle kansere bitkisel çözüm amacıyla, hepatoksisite, besin zehirlenmesi, hazımsızlık ve karaciğer enzimlerinin yüksek değerlerini düşürmek için kullanılan, sağlığa faydaları çok yönlü olan bir bitkidir.

SARILIĞA BİTKİSEL ÇÖZÜM
Deve dikeni sarılık tedavisinde de bir hayli işe yaramaktadır. Doğal çözümler ile sarılık tedavisi yapmak isteyenler için uzmanlar deve dikeni kürünü öneriyorlar. Ayrıca anne sütünü arttıran bitkiler arasında deve dikeni oldukça özel bir yere sahiptir. Bunalım ve depresyon şikayetleri olan kişilerin dertlerine deva olan deve dikeni zehirlenmeye iyi gelen bir bitkidir. Zehirlerin genelde karaciğerde toplanması nedeniyle toksik maddelerin karaciğerden atılmasını hızlandıran silmarin enzimi safra üretimini teşvik etmekte ve bu sayede vücuttaki toksinlerin daha hızlı bir biçimde vücuttan atılımını sağlayan bir tür salgıdır.

DEPRESYONA BİTKİSEl ÇÖZÜM

Deve dikeni aynı zamanda depresyona iyi gelen bitkiler arasında sayılmaktadır. Bunalım ve depresyon şikayetlerini kronik bir biçimde yaşayan kişilerin deve dikeni tohumu tüketmelerinde yarar bulunmaktadır. Doğal antidepresan etkiye sahip olan deve dikeni özellikle mantar zehirlenmeleri ile zehirli toksik etkileri olan kimyasal maddelerden kaynaklanan zehirlenmelerde vücuttan toksin atımına yardımcı olmaktadır. 20. yüzyılın 2. yarısında almanlar tarafından deve dikeninden elde edilmesi başarılan silmarin etken maddesi, silibinin, silidianin, slybin, silicristin gibi devedikeninde bulunan flavanoidlerden bir tanesi olup aynı zamanda kanser önleyici (antikanser) etkiye de sahiptir. Özellikle japon bilim adamları tarafından yapılan araştırmalar neticesinde kadınlarda sıkça görülen meme kanseri ve rahim kanseri gibi kanser türlerinin deve dikeni ile büyük oranda önlenebilmekte ve hastalığın diğer vücut dokularına sıçraması % 90 a yaklaşan oranlarda engellenebilmektedir.

Deve dikeninin zararları ve yan etkileri nelerdir?

Deve dikeni fazla miktarda kullanıldığında müshil etkisi gösterebilmektedir. Bu laksatif (ishal) etki çok şiddetli olmamakta ve hafif seyretmektedir. Her ne kadar anne sütünü artırıcı etkisi olsa da sıvı kaybına neden olduğu için emziren ya da hamilelerde doktor izni olmaksızın kullanılması oldukça tehlikeli sonuçlara neden olabilmektedir. Diğer yandan deve dikeni ketokenozol, itrakenazol,triamsilon türü etken madde içeren ilaçların etkisini azaltabilmektedir. Deve dikeninin kullanımında günlük olarak 400 mg dan fazla tüketilmemesi tavsiye edilmektedir. Önerilen günlük doz miktarı ise ortalama olarak 200-400 mg arasıdır.

Deve dikeninde bulunan besinler: Deve dikeninde sağlığa faydaları bakımından son derece önemli yararları olan flavoliguan, silimarin, silibinin, silidyanin, silikristinin, siliadrin, silibinom, tokoferol sterolleri, kolestrol, kapestrol, atigmesterol, taksifolin, kuarsetin, apigenin, linoleik asit, palmitik asit gibi önemli bir takım bitkisel kimyasallar bulunmaktadır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir