Uyku apnesinin zararları

Uyku apnesinin zararları

Uyku sırasında ani solunum durması olarak tanımlayabileceğimiz uyku apnesi sadece uyku kalitesini azaltmakla kalmayan, aynı zamanda bir takım sağlık risklerini de beraberinde getiren bir hastalıktır. Uyku apnesi genellikle horlama ile özdeşleşmiştir.Horlama bir çok kişiye komik bir şeymiş gibi görünebilir, ancak obstrüktif uyku apnesi hastalığının aslında şakaya alınacak bir yönü yoktur. Özellikle yüksek tansiyon ve diyabet riskini artırabilen uyku apnesinin daha başka bir takım zararları da var. Şimdi sizlere uyku apnesinin en yaygın bilinen ve tanınan 7 yan etkisini ve zararını sayacağız.

Yüksek Tansiyon. Uyku apnesinin en önemli yan etkilerinden bir tanesi hiç şüphesiz ki tansiyon şikayetlerini çoğaltıcı etkisidir. Özellikle halihazırda tansiyondan şikayet eden kişilerin bu sorunlarının daha da alevlenmesine yol açabilmektedir. Gece uykusunda apne nedeniyle kanda azalan oksijen miktarı nedeniyle hipertansiyon ortaya çıkabilmektedir. Ancak genellikle tansiyon ilaçları kullanarak uyku apnesinin neden olduğu yüksek tansiyon durumu kontrol altına alınabilmektedir.

Kalp Hastalıkları. Obstrükif uyku apnesi sorunu olanlar kalp krizine yakalanma riski bakımından sağlıklı insanlara  nazaran daha ciddi bir tehdit altındadır. Kandaki oksijen düzeyinin apne nöbetleri sırasında hissedilir bir derecede düşmesi neticesinde ve de uyku sırasında kabus görme, karabasan vb ani stres oluşturan durumlarda kalp krizi riski yükselmektedir. Uyku apnesi görülen kişilerde felç, inme, atriyal fibrilasyon, kalpte ritm bozukluğu gibi şikayetler görülür. Yukarıda da  değindiğimiz gibi kandaki oksijen düzeyinin düşmesi aynı zamanda beyinin damarlardaki kan akışını düzene sokmasını zorlaştırmaktadır.

Tip 2 diyabet. Uyku apnesi özellikle tip 2 diyabet hastalarında oldukça sık görülen bir sağlık sorunudur. İkinci tip şeker hastalığı çekenlerin yaklaşık % 80 inde uyku apnesi görülebilmektedir. Obezide de bu hastalığın temel risk faktörlerinden bir tanesi olmakla birlikte, yapılan bilimsel çalışmalarda diyabet ile uyku apnesi arasındaki ilişki çok daha net bir biçimde ortaya çıkmıştır.  Uyku apnesnin yol açtığı uykusuzluk, insülin direncinin ortaya çıkmasına, bu da tip 2 diyabete davetiye çıkarmaktadır

Kilo Almak. Uyku apnesi görülme riski kilo alımıyla birlikte artmaktadır. Özellikle aşırı kiloları olan ve ciddi manada fazla kilo problemi çeken kişilerde uyku apnesi de şiddetlenmektedir. Fazla kilolu veya obez kişilerin normal kilolarına tekrar inmeleriyle birlikte uyku apnesi şikayetleri de ortadan kalkmaktadır.  Fazla kilolu olmak özellikle boyun, soluk borusu ve gırtlak bölgesinde yağ birikmesine yol açar. Bu birikme de nefes alıp vermeyi zorlaştırdığı için uyku apnesine neden olur. Uyku apnesi olan kişilerde gherlin isimli hormonun salgılanmasını teşvik ederek endokrin sistemin düzenli çalışmasının önünde mani olabilmektedir.  Bu durum neticesinde tatlıya olan isteğin artması ve karbonhidratlı yiyecekler tüketmeye eğilim ortaya çıkabilmektedir.

Yetişkinlere Astım’a neden olur. Kesin olarak ispatlanamasa da uyku apnesi tedavisi gören kişilerde sonrasında alerjik astım şikayetleri ortaya çıkabilmektedir.

Reflü. Her ne kadar kesin bir bilimsel ispatı olmasa da apnenin reflüye neden olma riskini artırdığı bilinmektedir.

Kaza riskini artırır. Gece uykusunu tam manasıyla alamayan hastalarda dikkat dağınıklığı, bitkinlik ve gündüz uykusuzluğu ortaya çıktığı için bu kişilerin dikkat gerektiren araç sürme, iş makinesi kullanımı vb işlerde kaza yapma ihtimallerinin normal sağlıklı bireylere nazaran 10 kat daha yüksek olduğu bilim insanlarınca dile getirilmektedir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir